
IO Interactive’in uzun süredir geliştirdiği 007 First Light sonunda karşımızda. İlk gördüğümüzde Hitman’in James Bond lisanslı hali gibi bir izlenim veren oyun, çok daha fazlasını yaparken, en iyi James Bond oyunu olmaya hazırlanıyor.
Oyunun hikayesi İzlanda’da yapılan askeri bir operasyonun ters gitmesi ile başlıyor. Kendini bir anda İngiliz gizli servisi MI6’in operasyonunun ortasında bulan James Bond, tüm olasılıkları tepetaklak ederek operasyonu başarıyla tamamlıyor. MI6 bu başarımızı kayda değer buluyor ve bizi yakın zamanda tekrar aktif hale getirilen 00 programına dahil etmeye karar veriyor.
Hikaye 00 programına dahil olmamız, diğer eğitimdeki ajanlar ve eğitmenimiz Greenway ile tanışmamızı anlatan eğlenceli ve etkileşimli bir giriş sekansı ile başlıyor. Bir James Bond hikayesinden beklediğimiz her şey bu oyunda var, güzel kadınlar, casus hikayeleri, etkileyici arabalar, Q tarafından geliştirilen cihazlar ve daha fazlası. Slovakya, Londra, Vietnam, Antartika gibi dünyanın çeşitli bölgelerinde çeşitli görevlere çıkıyor ve bu sırada ilginç karakterler ile karşılaşıp heyecan verici maceralara atılıyoruz.

Acemi Ajan’ın Macerası
Oyunun hikayesi çok güzel işlenmiş ve sunum konusunda da oldukça iyi iş çıkarılmış. Yan karakterler ilgi çekici. Spoiler vermeden anlatmanın pek yolu yok ama hikaye ile ilgili söyleyebileceğim en büyük sıkıntı, bazı yan karakterlerin çok çabuk etkisini yitirmesi oldu. Ya da uzun süre adını duyduğumuz bazı karakterler bir anda görünüp kayboluyor. Yine de Bond ve Greenway gibi hikayenin odağında olan karakterleri çok güzel ele almışlar ve bu açıdan fazla şikayet edecek bir kısım bulamıyorum.
Oynanış kısmına gelirsek, stealth oyunlarına fazla sabredemeyen bir oyuncu olarak başta çekincelerim vardı. Hitman’in son oyunları gerçekten güzel ama James Bond’un hikayesine ne kadar uyumlu olacağı konusunda şüpheliydim. Şunu hemen söyleyeyim, Hitman havası kesinlikle mevcut ama karışımın içine atılan bir miktar Uncharted ile aradığımız James Bond macerası için ideal formül oluşmuş. Henüz mükemmel hale getirilmemiş ama formülü tutturmayı başarmışlar.

Bir ajan olarak genellikle insanların arasına karışıp işimizi sessizce halletmemiz gerekiyor. Her zaman düşmanlardan saklanıp bir mekana sızmaya çalışmıyoruz, ağzı laf yapan ve fırsatları değerlendirmekten çekinmeyen bir ajanız. Bir müzayedeye girmek için gerekli parayı toplamak gerektiğinde isterseniz ringe girip ödülü kazanıyorsunuz, isterseniz paralı askerlerin mekanına sızıp paralarını cebe atıyorsunuz.
Tıpkı Hitman oyunlarında olduğu gibi burada da amacınıza ulaşmak için farklı yolları seçme şansı elinizde. Tabi hepsini boşverip mekana sızmayı da deneyebilirsiniz. Burada oyun bize Q’nun geliştirdiği araçların yanı sıra laf ebeliği yapma seçeneği de veriyor. Yüksek rütbeli gözlemciler dışındaki tüm askerleri blöf yaparak kandırabiliyor ve geçmenize izin vermelerini sağlayabiliyorsunuz. Ya da yakalanmış gibi yaparak yakınıza geldiklerinde tepeleyebiliyorsunuz.
Q’nun saatinden atacağınız zehirli oklar, çevresel etkenleri hackleyebileceğiniz durumlar ve hiçbiri olmazsa masada duran bardağı düşmanın kafasına çalarak yere sermek gibi seçenekler de var. Düşmanların yapay zekaları patatesten hallice olduğu için stealth kısmı da çok sinir bozucu bir hale gelmeden oynanabiliyor.

Gelelim yakın dövüş dinamiklerine. Düşmanlarla genellikle ölümcül olmayan yakın mücadelelere giriyorsunuz ve bu kısım gayet eğlenceli olmuş. Karşı saldırı yapıyor, atakları savuşturuyor ve ardından tekme tokat rakibi dövüyorsunuz. Saatinizi veya çevredeki eşyaları da düşmana karşı kullanabiliyorsunuz. Yani kafasına çekiç attığınız rakip sendeleyince kafasından yakalayıp en yakındaki elektrik paneline sokarak çarpılmasını sağlamak gibi seçenekler var.
Rakiplerden biri sizi öldürmek için silah çekmeye karar verdiğinde ise “Öldürme Yetkisi” alıyorsunuz. Artık elinizdeki ölümcül silahları kullanabilir, merminiz bittiğinde düşmanın kafasına silahı fırlatıp onun silahını yerde alarak savaşa devam edebiliyorsunuz. Düşman vurduğunuz noktaya göre yere devriliyor veya elinden silahını düşürebiliyor. Ayrıca kaleme sakladığınız roketi fırlatmak da bir seçenek. Özetle çatışmalar normal ya da ölümcül versiyonlar olarak ikiye ayrılıyor ve hepsi çok keyifli.

Oyunda toplanacak bir sürü farklı şey var. Etrafı gezerken bolca farklı diyalog dinleme şansınız var ve bu sırada kartpostallar, çeşitli notlar, kişilere ait hatıra eşyaları gibi ekstra nesneler topluyorsunuz. James Bond hikayesinde etkileyici arabalar olmazsa olmaz, bu oyun da araçlar konusunda hayal kırıklığına uğratmıyor. Resmi lisanslı farklı araçları kullanabiliyorsunuz, hatta bir noktada işi abartıp daha büyük araçlara da geçmeye başlıyorsunuz.
Peki oyunun hiç mi problemi yok derseniz, tabi ki her şey harika değil. Özellikle oynanışın başlarda bize sunduğu çeşitlilik, sonlara doğru daha çizgisel bir yön alıyor. Kapalı bir ofise ulaşmaya çalışırken ya da düşmanın ana üssüne sızarken oyunun bize sunduğu tek bir yol çıkıyor ve farklı seçenekler görmüyoruz. Oyun en iyisine alıştırdığı için bu bölümler fazla tek düze gelmeye başlıyor. Ayrıca genel olarak bir seçim ilizyonu var gibi ama hiçbir şey değişmiyor, yalnızca diyaloglar hafiften değişiyor. Oyunun başında yaptığımız basit eylemlerin ilerde ufak etkiler bıraktığını görmek hoş olabilirdi, ne yazık ki sadece ufak mücadeleler tamamlamak dışında bir değişiklik yok. Yine de hikayenin geneli iyi olduğu için bunları ufak kusurlar olarak not alıyoruz.
Karar
Sonuç olarak James Bond’un çıkış hikayesi olarak sayabileceğimiz 007 First Light hem klasik bond aksiyonunu ve mizahını başarıyla ortaya koyan bir hikayeye hem de başında vakit geçirmekten keyif alacağınız bir oynanışa sahip. Hitman ile ilk üç Uncharted oyununun arasında bir iş var elimizde. IO Interactive zaten iyi yaptığı bir türü daha da geliştirerek aksiyon tarafını da güçlendirmiş ve belki de şimdiye kadar çıkmış en iyi James Bond oyununu ortaya koymuş. Ana hikayeyi sağı solu gezerek 15 saat vicarında bitirmek mümkün ama MI6 simülasyon görevleri ve tüm toplanabilir eşyaları aramak gibi yan aktiviteler ile çok rahat 20 saati geçebiliyor. Zayıf yapay zeka, bazı tempo sorunları ve sonlara doğru çeşitliliğin azalması gibi eksikler bir yana, Bond’un en yeni macerası son zamanlarda gördüğüm en kaliteli aksiyon macera oyunlarından biri olarak gönlümü kazanmayı başardı.